Gerçek ötesi blog 3

 Bu sabah kapım çalındı (kargo beklemediğim veya herhangi bir dini bayram olmadığı sürece nadir yaşanan bir durum) ve gelenler bir kedi bir uzaylı ve bir kızdı doğal olarak onları içeri davet ettim ve üçünün ortak olarak içebileceği tek içeceği yani çikolatalı sütü ikram ettim (tüm gerçekliklerde ki herkes çikolatalı sütü sevsede sevmesede alerjisi olmadığı sürece içer). İçeri girer girmez ve çikolatalı sütten bir yudum alır almaz kendilerini tanıttılar ben hem kendilerinin nasıl göründüğünü tarif etmekle beraber onların kendilerini nasıl tanıttığınıda bana buraya niye geldiklerini açıklamalarıyla birlikte anlatıcağım.


Kedi gri ve şişman vede gri ve şişman kedi diyince aklınızda ne canlanıyorsa öyleydi. Kendi evreninde hayvanlar hakim ve akıllı türdü o da o evrende hayvanlar ile podcast yapıyordu. Ta ki evreninde yapay zeka gelişip alt tür olan mikro organizmaları kullanıp bir podcast oluşturana kadar (o evrende mikro normal boyutta olan cisimsiz canlılara deniyordu). O evrende ki zeki hayvanlar için hayvanlar ile podcast sıradandı (çünkü her gün etraflarında zeki hayvanlar vardı) ama mikro organizma dünyası daha zengin ve mikro organizmalar gerçek hayatta konuşamadığı için çok etkileyiciydi. Kedi iflas etti ve farklı evrene göç etti ve o evrende bir kuş mahkemesine denk geldi. Mahkemede suçlu kuş büyü ile yağmur yağdırmaktan ve tüm sürüyü tehlikeye atmaktan suçlanıyordu ve suçlu kuş bunu reddetse bile sürüye 50 kilometreden fazla yaklaşmamak koşuluyla uzaklaştırma aldı ve kedi onu hemen yedi çünkü basitçe çok açtı ve tüm multiversede gerçerli olan birimlerden birisinde bir kaç kuruş hariç bir şeyi kalmamıştı. Bu olaylar insan denen (benimde aynı türe mensup olduğum) maymunsu türlerin hakim sürdüğü gezegende oluyordu. Kedi kuşu yedikten sonra nereye gitse yağmurunda onu takip ettiğini ve bunu biraz araştırınca kendisinin kuşu yediğinde yağmur tanrısı olduğunu öğrendi. Hem ölümsüz olmaktan hemde sürekli yağmur yağmasından hiç hoşlanmayan kedi podcast işinden önce üniversite multiversus programı ile başka evreni gezide tanıştığı multiversede gezen marslı bir uzaylıdan yardım almayı düşündü. Bir taksiye atladı (bu evrende taksilerin çoğusu aynı zamanda uzay aracıydı) ve kedinin doğuştan gücü olan kendi kürkünün için bir cep evreni bulunmasını kullanarak taksiciye multiversün tamamınında geçerli paradan taksiciye uzattı ve marsta yaşayan tek uzaylının evine sürün dedi. Marsta yaşayan uzaylı, uzaylı diyince kafanızda canlanan ilk şeydi sadece gözleri insan gözü gibiydi ve 400 yaşındaydı (insan yaşıyla 40). Evlenmiş ve karısı ölmüştü vede karısı ölmeden önce hep Mars'ta yaşamak istediği için (marslıların çoğusu Mars'ta yaşamaz çünkü Mars bu multiversede yok olmadan önce barış dolu bir gezegendir tam bu sebeple evrenler onu yok etmeyi uygun bulur). Adam yaşadıkları evin bazı kısımları fazlasıyla helyumun metali uçurabilecek bir bileşeni ile şişirmiş ve bir kaç vantilatör ile uzayın diğer ucundan marsa yerleşmişti ama Mars çoğunlukla insanlığın ikinci evi olduğunda 250 yıl okuduğu karadelik mühendisliğini kullanarak başka evrenlere geçmişti son 50 yıldır seyahat ediyordu ve 10 kez yer değiştirmişti çünkü insanlığın kendi dünyalarını yok etme hızı her geçen evrende şaşırtıcı derecede artıyordu hatta bunun üzerine bir makale yazmayı hatta ve hatta insanlığın zaman kırılması yaşayıp kedisinin atası olup olmadığı hakkında bir şeyler karalamaya karar vermişti. Tabi insanlar onu uçan dairesine alıp incelemek için onu öldürmeye karar verene kadar onların elinden gri şişko bir kedinin yardımı ile kurtulmuş ve insanlık ile olan tüm bağlarını kesmeye karar vermişti. Taksi Mars'a ulaştı ve Mars tarihi boyunca olmayan bir şey oldu, yağmur yağmaya başladı. Marslı kediyi müstakil 2 katlı uzayda ne kadar modem bir ev düşünebiliyorsanız o kadar demode olan ve obez derecesinde şişman evine davet etti. Derdini dinledi ve dünyaya karısının yarattığı karakterin evine gitmeye karar verdi bu bahsettiğim insan kızdı gerçi pek insana benzemiyordu. Resmen gözleri yoktu sadece bir gözlük takıyordu ve bu gözlük etraf kapkaranlık olsa bile sanki güneşe doğrudan bakıyormuş gibi parlıyordu ki bu da bir gözü olduğu ilüzyonu yaratıyordu. Geri kalan yönleri size kadın olduğu ve insan olduğu izlenimi verse de değildi. Hiçbir cinsel bölgesi yoktu buna memeleri dahildi ama bunu çok geniş giyerek kapatıyordu ve bir şekilde sanki varmış izlenimi oluştuyordu ayrıca saçları kız olduğu belli olacak kadar uzundu ama çoğu gelenekte kızlara uygun olmayan bir şekilde kısaydı. Uzaylının karısının yarattığı bir karakter olduğunun farkındaydı zaten bu farkındalık ile yazılmıştı ama yinede başka evrende gerçekti. Uzaylının karısı hikayeyi kızın Mars'ın yok olmadan önce oraya gitmesi ve onların yok olmasını önlemesi için yazmıştı. Bir kaç uzaylı istilası, insanlar , göktaşı, kıtlık, güneş patlaması, zombi istilası gibi tekrar eden senaryolarda tembelce bir yöntem ile karaktere duruma göre bir özellik vererek o durumdan paçayı kurtarması sağlanmış ama en nihayetinde gerçek eninde sonunda Mars'ın yok olması olmuştu ve bundan sonra kadın karakteri yazmayı bırakmıştı ama karakter gerçek olunca var olmayı bırakamamış kendisine multiversede gezen bir mağara inşa etmiş ve benim evimde kullandığım büyüleri kullanarak şuan New York'un tam ortasında yaşıyordu. Uzaylı ve kediyi nazikçe içeri davet etmiş dertlerini dinlemiş ve sonsuz ihtimal boncukları ile durumu kurtarabileceğini düşünmüş sonuç olarak bir kaç gezegen ve evren dolaştıktan sonra bana ulaşmışlardı

Kız 5 farklı evrene bir tırnak makası ile uzay zamanın fazlaca uzun olan tırnaklarını ucundan değilde tam ortasından delikler açarak portal açtı. 17 boncuk aldı ve beşini kediye altısını uzaylıya dördünü bana verdi geri kalan iki tanesini geniş tişörtünün altından çıkan ve vücudunun bir parçası gibi hareket edebilen 2 tane makineli tüfeğe yerleştirdi. Boncuklar ile karmaşık bir ritüelden (ben 5 evren boyunca amuda kalktım ve kedi ayaklarımın üstünde göbek dansı yaptı sadece bu kadar detay bile karmaşıklık derecesini açıklar diye düşünüyorum) sonra bir cam küre içinde sürekli yağan bir yağmur ve o yağmurun yağdığı boyutsal bir geçit, insan boyutunda gözleri olan ama canlı olmayan o boyut geçidinde ki yağmurun geçtiği ve tüm o yağmuru emen bir kaktüs ek olarak bu gerçeklikte ki en güçlü adamın nasıl öldüğünü anlatan bir belgesel vardı. Önce kaktüsü ve cam küreyi birisine kakalamaya çalıştım ama maalesef kimse istemedi herhangi bir güç getirisi olup olmadığını sorduğum da kız bana kaktüsün sınırsız dikeni olduğunu eğer multiversün bir yerinde kaktüs dikeni atan bir silah bulursam işime yaracağını belirtti. Gerçekliğin en güçlü adamının öldüğünü hepimiz duymuştuk ama nasıl öldüğü hakkında daha önemlisi bununla ilgili bir belgeselin şuan elimize ulaşması hakkında aklımızda soru işareti vardı. Kız böyle bir yan etki olucağını tahmin ettiği ama tam olarak ne olduğunu kestiremediğini en kötü ihtimalle kendimizi aptal bir sporcunun önünde sonsuz 4 tane yumurta olarak bulacağımızı söyledi (sporcunun niye aptal olduğunu söylememe gerek yok herhalde bir sonsuz yumurta ile dört tanesi arasında açgözlülük dışında bir fark yok). İçimiz rahatlamıştı ve kimsenin evimden gitme niyeti olmadığına göre bu belgeseli izleyecektik.

Belgesel önce gerçekliğin en güçlü adamının ne kadar güçlü olduğunu (evrenler ile hokkabazlık yapabilecek kadar güçlü tabii bunu yaptığı evrenlerin hiç hoşuna gitmeyecek şekilde yapabilecek seviyede) ve bu gücünü ne kadar iyiye kullandığını (basit hırsızlıklara bile gidiyormuş hatta o olduğu sürece gerçeklikte kadın tacizi çokça azalmış çünkü bu tür cinsel saldırılarda bulunan kişileri karadelikler ile hokkabazlık gösterisinde kullanıyormuş doğal olarak suçlular ölmek için yalvarıyor ve suçlu olma potansiyeli gösterenler o potansiyeli hafızalarından siliyormuş) vede onun nasıl öldüğünü anlatarak başladı. Bir gezegen rehin alınmıştı ki bu çok sık yaşanan bir durum şuan bu belgeseli izlerken bile rehin alınan multiversede 500 gezegen var ve çoğu gerçekten deliler tarafından rehin alınmış ama gerçekliğin en güçlü adamının döneminde rehin almalara izin verilmezdi. Rehin alan kişi bir bacağı olmayan bu yüzden hastahanelerdeki desteği kullanan kör bir adamdı ve bulunduğu dünyanın en kalabalık caddesine gidince bu gezegeni rehin alıyorum diye bağırdı ama aldığı tek cevap araba kornası oldu. Adamın desteğini yere vurdu ve etrafta cansız nesneler kırmızı bir organik madde ile kaplanıp canavar diyince aklınıza ne geliyorsa o özelliklere sahip yaratıklara dönüşüp insanları yutuyorlardı. Gerçekliğin en güçlü adamı geldi kendinin gökyüzünde baktığınızda gördüğünüz uzaya benzeyen klonlarını oluşturdu ve kör adamın yanında 2 kişi daha farketti. Bunlardan ilki bir kadındı (şahsen çok ateşli bir hanımefendiydi) ve gerçekliğin en güçlü adamının aslan burcu olduğunu söyleyip ona onunla aynı güçlere sahip bir insansı aslan gönderdi. Gerçekliğin en güçlü adamının gözlerinde bir kaç evrenin toplamından fazla yıldız vardı ve insansı bir aslan ile karşı karşıya olmasına rağmen kıyafetlerinin şıklığı ve yüceliği bakımından vede gerçek vücudunun heybetinden dolayı aslandan daha büyük duruyordu. Aslan'da kıyafet harici aynı özelliklere sahipti ama iş kıyafette değil duruştaydı. Aslan ile dövüşürken kör adamın yanındaki ikinci kişi cebinden bir multiversü yok edebilecek karadelik çıkardı ve ortaya attı tabi ki gerçekliğin en güçlü adamının klonları multiversü yutmasına izin vermediler ama karadeliğide kapatamadılar. Aslan en güçlü olanı karadeliğe sürmeye çalıştı ama işler tersine döndü yinede bu tam da plana uygundu. Gerçekte multiversü yok edebilecek karadelikler vardır ve bunlar bir yerlerde multiversü tehdit eden daha farklı tehditlere karşı bir yerlerde tutulur çünkü gerçekliğin en güçlü adamı bu karadelikleri emer ve o multiversü olduğu durumdan kurtarabilecek kadar yok edici bir ışın üretir ve bu tehdit kendisi olsa bile bu geçerlidir. Aslan karadeliği içine çekip gerçekliğin en güçlü adamının göğsünde bir delik açtı buna rağmen gerçekliğin en güçlü adamı adının hakkını vererek aslanı, karadelik atan adamı ve kadını öldürebildi tam kör adamı öldürecekti ki bir an da olsa acıdı ve bu fırsatı kullanan adam klonlarını kırmızı organik madde ile küçük bir küre haline getirdi ve organik madde yardımı ile hızlıca o küreyi en güçlünün boş olan göğsüne yerleştirdi ve en güçlü kırmızı organik madde ile birleşerek bir canavar oldu. Bundan sonra kör adam gerçekliği yönetmeye başladı ama daha öncekinden kötü yönetmedi hatta yasaklı deney yapan bazı kurumları yok etmesi ile gerçekliğe katkı bile sağladı. 5000 yıl (çoğumuz için yarım saat ) hüküm sürdükten sonra gerçeklikler arasında gezen bir kahraman geldi. Bu kahraman çoğunuzun multiverse dizisinden kırmızı ceketlinin gücü olan karanlık lord gücünün yeni sahibiydi (basitçe karanlığın ta kendisi ve karanlığa hükmediyor ) ayrıca için cep evreni bulunan sırt çantası bizim gerçekliğimize ait tüm kopyası bulunmayan silahları taşıyordu. En güçlünün canavarca hali ile karşılaştı ve değişmişsin eski dostum gözlerinde ki pırıltı gitmiş dedi (göğsünde delik açıldığı an gözlerinde ki yıldızların %99,987'si ölmüştü bu bilgiyi belgesel gereksiz bir şekilde vermişti ben hemen hafızamdan sildim zannettim ama şuan aklıma geldi ). İnanılmaz bir savaş oldu çoğunlukla en güçlü kazanıyor gibiydi ama karanlık lordu tüm imkanları ile kaçıyor (yani karanlığı kullanarak ki uzayda savaşıyorlar ondan bol bir şey yok) ve en güçlünün bedenini paramparça ediyordu. En son fazlaca yaralanmış lord (sırt çantası ve az sonra söyleceğim bir silah harici tüm silahlar yok olmuş) ve sadece kırmızı organik madde kalmıştı. Karanlık lord evrendeki tüm canlıları yok edebilecek o silah ile hiç mermisi olmamasına rağmen silahın bir kez ateşlenip kendini yok etme fonksiyonunu kullanarak organik maddeyi yok etti. Tahmin edebilenler olmuştur eminim evet o silah kaktüs dikeni atabilen  silahdı ve bende belgeseli durdurup kaktüsü sakince misafir odasına taşıdım. Karanlık lord kör ve sakat adamın gerçekliği yönettiği yere gitmiş ama başına bir ışık kılıcı dayandığı için gösterilen koltuğa oturmak zorunda kalmıştı. Hikayemi dedi kör adam istesende istemesende dinleyeceksin sonra beni öldürmekten vazgeçersin belki dedi. 


Eskiden insanların bebekken fazla ilgi gördüğünü bu ilginin büyüyünce yok olduğunu görünce büyük bir hayal kırıklığına uğradığını düşünürdüm ta ki en iyi arkadaşım ile tanışana kadar. Onu bebekliğinden itibaren tanıyordum ben ondan yaşça 7 yaş daha büyüktüm yinede belki düşüncelerimden dolayı yalnızlık çektiğim için belkide arkadaşım bebekliğinden beri ben hariç kimse tarafından sevgi veya ilgi görmediği için bir şekilde iyi dost olmuştuk. Arkadaşımı ailesi iyi bir meblağ karşılığında 10 yaşında denek faresi olarak satmış ve ben bunu 20 yıl sonra kırmızı bir yaratık üzerime atlayınca anlamıştım (bu kırmızı yaratığın nasıl kaçtığını merak ediyorsanız evreninizde carrion adlı oyun varsa ona benzer şekilde kaçtığı vede yaratığın oyunda ki yaratığa şaşırtıcı derecede benzediği belgeselde anlatıldı). Öyle kötü şeyler yaşamıştı ki arkadaşım ve tüm yaşadıkları gözlerimin önünde beliriyordu ki dayanamayıp kendimi kör ettim ve arkadaşım gözümün içinde yaşamaya başladı. Beni bulup tehdit ettiler hatta tehditleri gerçekleştirip bacağımı bile kestiler ama yerini bilmediğimi söyledim. Gözlerimi oyacaklardı ama galiba en sonunda acıdılar. Arkadaşım ile kendimizi nasıl öldüreceğimiz üzerinde kafa yoruyorduk benim için iş kolaydı ama arkadaşım kolay kolay ölmeyecek gibiydi (kaktüs dikeninin belli bir hızda ateşlenmesi uzay zamanda garip bir etki yapıp tüm canlıları öldürebilirmiş ama bunu hıza sadece kaktüs dikeni atan silah ulaştarabiliyormuş. Hatırlatmak isterim az önce yok olan kaktüs dikeni atan silahtan bahsediyorum ). 2 kişi geldi kadın olan astroloji tanrıçasıydı ve en güçlü astroloji hakkında "saçmalık ben elimle yıldızları ve gezegenleri kontrol ediyorum ben bile sizin kaderiniz üzerinde etkiye sahip değilim" dedikten sonra tüm astrologlar ona yalvarması sonucu intikam istiyordu (en güçlü evrende kesinlikle astrolojiden tanrılardan ve tanrıçalardan daha fazla insanları kaderleri üzerinde etki sahibiydi bunu öldükten sonra suç istatistiğinde imkansız denebilecek yükselişte görebilirsiniz ). Diğer adam cebine yıldız koyabilmesi ile en güçlü olarak görülen ama gerçek en güçlü doğunca unutulan bir kahramandı (en güçlü sadece doğal gücüyle değil gücüne rağmen duruşunu bozmamasıyla en güçlüymüş). Bizden yardım istediler ve astroloji tanrıçası falımıza baktı vede en güçlüyü yenebileceğimizi bunun gücümüzden değil (kaktüs dikeni atan silah ile en güçlüde bir delik açarsın ama o sen ateş edene kadar bulunduğun evrende senin şeklinde bir delik açar) en güçlünün bize acıması sonucu olacağını söyledi.

Karanlık lord bir sigara yaktı (bu sigara multiverse dizinde görülen ve tembel senaryonun aynı zamanda gerçeğin bir parçası olan sigara bitene kadar ölümsüz olduğunuz ama bitince öldüğünüz bir nesneydi). "Siz kötüler dedi hep aynı boksunuz, intihar etmeye götünüz yemiyor diye gerçekten doğru işler yapmaya çalışan adamlara sataşıyorsunuz dedi ve odada kafasına ışık kılıcı tutan robot ışık kılıcını sapladı ölmediğini görünce afalladı ve karanlık lord hem kör adamı hem de robotu karanlık ile parçalara ayırdı. Dışarı çıktı güneşin doğuşunu izledi ve ışıklar ona ulaşamadan bir merdivende sigarası bitince öldü. Belgeselin sonunda bu belgeseli eski istifçilik takıntısı olan her şeyi görme gücüne sahip bir tanrı tarafından yapıldığını ve mümkün mertebe şuan ki sahibinde kalmasını ona geri gelmemesini istiyordu ayrıca bu belgeseli tanrı değilsek paylaşmamamız gerektiğini yoksa başımıza kötü şeyler gelebileceğini söyledi.


Gerçeklikte sadece 5 varlığın bide sizin bildiğiniz bu bilgi (ama yinede hepinize benim bir yazar olduğum ve bunların bir hikaye olduğunu düşünmeniz için büyü yaptığım için siz sayılmazsınız ) bizimle mezara gelecek gibi gözüküyordu. Kız sonsuz ihtimal boncuklarını bir kez daha kullanıp kullanamayacağını sordu aklına bir şey gelmiş hatta bir şeyi hatırlamış gibiydi. Kediye bir kaç kod satırından ibaret olmak uğruna podcaste devam etmek isteyip istemediğini sordu ve kedi istiyorum dedi. Kız hepimize yine karmaşık şeyler yaptırdı (bu sefer bahsetmek bile istemiyorum ) ve en son evimde onları misafir ettiğim için teşekkür edip birazcık daha uzun kalacaklarını belirtti vede herkes kaybolup sadece marslının eşinin yazdığı resimli hologram kitap kaldı. Kitap bu sefer bir kedinin podcasti ile birazcık olsun huzuru bozması ve herkesin en azından yaşayabildiği vede uzaylının eşi dahil hiç kimsenin ölmediği bir evrende ben onları çöp öğütücüye veya karadeliğe atmadığım sürece mutlu mesut yaşadıkları minik bir evrene ev sahipliği yapıyordu. Bu blogu yazarken aklıma gereksiz bir şekilde kaktüse su dökersem ne olur sorusu geldi ve cam kürede ki yağmur durup dışarıda yağmur başladı bu sefer kaktüsün toprağını fön makinesi ile kuruttum ve yağmur birden durup cam küreye geri döndü. Sihirli şemsiyemi kaybettiğim ve yeni şemsiyem fazlasıyla sihirsiz ayrıca kırık olduğundan bu özellik işime yarayabilirdi ayrıca kaktüsün tüm gerçeklikler ve evrenlerde çalışıp çalışmadığını üşenmeyip test ettim toplam 3 gerçeklik ve 12 evrene gittim. Sonrasında bu blogu yazdım ve tüm gün yattım.

Yorumlar