Gerçeklik ötesi blogu 2

 Üniversiteye gittim ve otobüsle eve geliyordum ki zaman durdu ve otobüsün ön kapısı açıldı (ben bekleyen adam olduğum ve zaman benim için zaten durağan olduğu için gerçekten durması beni etkilemiyor ). İçeriye giren adamı tarif edecek kelimeleri bir türlü seçemedim bu yüzden sizin hayal gücünüze bırakacak bir cümle ile tarif etmeye karar verdim. Elinde tespih görünce çok şaşıracağınız birisini düşünün o kadar şaşıracaksınız ki tesbihin bir kuantum bozukluğu nedeniyle o adamın elinde olduğunu düşüneceksiniz ve tahmin edebileceğiniz üzere bu adamın elinde bir tespih vardı. Adam otobüse bindi ve ikili koltukta oturan herkesi ışınladı ve ikili koltukların hepsini birleştirerek kocaman bir yatak haline getirdi ve oraya uzanıp otobüsü 2 saniye sonra farklı bir gezegen kümesine ışınlayıp otobüsten indi (gezegen kümesi ne bilmeyenler için yeterli sayıda gezegenin "V" şeklinde birleşmesi olarak düşünülebilirsiniz ama kendi evreninizde ki fizik kurallarını işin içine katmayın çünkü bu evrende hiçbiri işlemiyor). Adam gittiği zaman önce otobüsün kendisini sonrada otobüsteki herkesi teker teker gerçeklikler arası gezebildiğim tuşlu telefon ile ışınladım ama ışınlanma kontörüm bitti. Bu noktada gerçeklikler arası sınırsızca gezebilen bir aletin ışınlanma için kontöre ihtiyacı olmasını garipsemiş olabilirsiniz ama eski versiyonlarımdan birisinin milyarlarca yıllık adalet anlayışı sağolsun (bu çok zor) artık ışınlanma evren içinde para ile yapılıyor (tabi bu güce doğal olarak sahip olanlar veya sihirli alet veyahutta belli büyü bilenler hariç). Benim tuşlu telefonda belli bir evrende belli bir noktaya ışınlanmak için 670 bin tuşa basmanız gerektiği için ben de maalesef ücretsiz ışınlanma paketinden yararlanıyorum. Neyse ki farklı bir gezegen takvimine göre tarifem ve o gezegende bir ay dünyada bir güne eşit. Yani özetlemek gerekirse 


Gerçeklikler arası gezebiliyor muyum ?

Sınırsız evet

Evrende istediğim yere ışınlanabiliyor muyum ?

Sınırlı evet (ücretsiz paket her zaman güncelleniyor ve kaç tane olacağı tamamen o gün ki şansıma bağlı)

Tespih ile uzaktan yakından alakası olmayan ama yanında tespih taşıyan adam geri geldiğinde ben birazcık uzaklaşmıştım o sırada bir uzaylı zaman durmasını aşarak adamın elindeki tespihlere ateş etti zaman yeniden akmaya tespihin boncukları birbirlerine çarparak yere düşmeye başladı. Boncuklar her birbirine çarptığında veya yere düştüğünde farklı olay gerçekleşti ama ben hem hepsini gözlemliyemediğim için hemde hepsini betimlemek için bir kitap olsaydı bu kitabın boyu 15 ışık yılı mesefeyi dolduracak kadar kalın olacağı için bazı olayları anlatıcam.

Öncelikle adamın elinde kalan tespih parçası (adının püskül olmadığına emin olduğum ama yinede püskül demek istediğim ve internetten araştırmaya üşendiğim parça) kılıca dönüştü ama bu büyük ihtimalle boncuklardan dolayı değil o parça sihirli olduğu içindi diğer olaylar ise şöyledi


- "V" şekilli gezegen kümesi "~" böyle bir şekil aldı

- Bazı uzaylıların içi dışından büyük oldu ve içi dışarı çıktı 

- Kaçmak için kullanacağım bir uzay gemisi önce yaşayan bir tavuğa sonra adının neden öyle olduğunu bilmediğim tavuk göğüsü tatlısına dönüştü

- Bir yağmur damlası iki tane bulut kulesine çarpması sonucu kuşlar bundan kaplanları sorumlu tuttu ve camdan oluşan bir şehri bombaladılar yıllar sonra bunun sadece kuşların propagandası sonucu olduğu anlaşıldı (garip bir şekilde cam oluşan şehirde hiç kaplan yaşamıyordu sadece birkaç kere orada görülmüşlerdi)

- Bir uzaylının 44 gözünün 42'si gezegene dönüştü ve kendi aralarında 56 galaksi savaşı yaptılar

- Tüm bu olaylar ve daha fazlasını anlatan 15 ışık yılını dolduracak bir kitabın belgeselini herkes daha önceden izlemiş gibi hissetti.



Sonuç olarak 27 boyutlu bir uzaylı (kendisi elinde tespih görmeye hiç şaşırmayacağınız bir tipti hemde insana benzer hiçbir yanı olmamasına rağmen ) yerde ki boncukları elinin etrafında döndermeye başladı ve tespihle hiç alakası olmayan elemanın elinde ki kılıcı kendisine saplamasını aynı zamanda hiçbir şey yaşanmamış gibi her şeyin eski haline gelmesini sağlamıştı (bekleyen adam olduğum için olayları bir tek ben hatırlıyorum ). Sonrasında bana rüya ile mesaj gönderen kozmik varlık gökten tam rüyamda gördüğüm gibi bana bir yumruk indirdi ve tahmin ettiğim gibi hiçbir şey olmadı (bu yumruk evrenin yarısını tuzla buz eder hatta tamamını hatta ve hatta bir kaç evreni bile tuzla buz eder ama ben yarısı demeyi sürdüreceğim). Bu sırada ilk görüşte aşık olabileceğim türden mavi gözlü bir kadın gördüm ama kadın beni görünce bir çocuğa dönüşüp kaçtı. Kozmik varlık birazcık sinirlendi ve bir kaç yumruk daha salladı ama sonunda pes edip tespih ile alakası olmayan eleman ile beni aynı hücreye hapishaneye tıktılar (ayrıca boncukları yerden alan tespih ile görünce şaşırmayacağınız uzaylıda  boncukları alınca kozmik bir varlık olmuştu ). Hücrede ne kadar konuşmak istemesem de tespihle alakası olmayan arkadaş dev cüssesinden beklenmeyecek bir ses ve naziklik ile konuşmaya başladı. Çok güçlü olmalısın dedi bende değilim dedim. Kozmik yumruk yememe rağmen hiçbir şey olmadığını söyledi ama ben ondan hasar almayacak kadar güçlüydüm o tür kozmik varlıklar ile dövüşecek kadar değil. Adam bana hikayesini anlattı işte o tespih ile çok alakalı görünen 27 boyutlu uzaylı türü insanlardan nefret ediyormuş ve onları yok etmek istiyormuş ama gezegen kümesi yasaları yüzünden elleri kolları bağlıymış ve o boncuklar sonsuz ihtimal boncuklarıymış (açıklamaya gerek duymuyorum ) vede insanlık onları çok zor şartlar halinde bu uzaylıların insan cinayetleri ve soykırımlarını engellemek için bu boncukları gezegen kümesinin her yanından toplayıp getirip kullanmayı öğrenmişler ama şuan binlerce yıllık uğraş boşa gitmiş (bu boncuklar benim buzdolabım gibi bir mantıkla çalışıyormuş bu yüzden otobüse binip gezegene gelmiş tabi ki ben planını suya düşürmüşüm. 27 boyutlu bir yaratık absürt denebilecek koşulları gözle görülmeyecek bir şekilde oluşturabildiğinden o kullanırken çok havalı gözüküyor ). Hapishaneye adamı kurtarmak için bir ekip geldi ve adam onlarla gelmem gerektiğini benim tek umutlarını olduğumu söyledi. Gelen tipleri tarif etmem gerekirse sizi kurtarmaya kim gelmesin veya sizi kurtarmaya gelince acaba buradan sadece geçiyor muydu veya kaza eseri buraya mı ışınlandı diye düşüneceğiniz tiplerdi. Sonrasında onların devrim karargahı adını verdikleri devrim için en kötü yer olan bir kız çocuğunun kocaman oyuncak odasına girdik. Şuan odada bulunan herkesi tarif etmektense yine hayal gücünüzü zorlayarak devrim yapmaktan en uzak tipleri hayal etmenizi istiyorum. O güzel kız çocukluk halinde orada oturmuş süt içerken gözüm birazcık ona takıldı bu sırada tüm planın sadece şu kısmını anladım "ben iki tane kozmik varlık ile dövüşecektim ve diğerleri geri kalan herkesi halledecekti". Kız en sonunda bakışlarıma dayanamadı ve neye baktığımı sordu bende ona gücünün benim ki gibi zaman tabanlı olduğunu biyolojik bir güç olmadığını söyledim. Herkeste bir umut daha oluştu kızında benim gibi kozmik varlıklara dayanabileceğini düşünmüşlerdi ve kızda bunu sordu hayır dedim ikimizin ki farklı çalıyor dedim ve kız birden 21 yaşına güzelliğin zirve haline döndü. Büyük bir cüppe giydiği için kıyafet pek sorun olmuyordu. Beni gücümün ne olduğunu sordu bende beklemek dedim anlamsız bakışlar ve sessizlik oluştu onlara belli bir şeyin (benim durumunda sonsuz şeyin) gelmesini beklediğim için zamansal olarak sıkıştığımı anlattım ama anlamadılar. Kızın gücü ise zamanda ki herhangi bir noktasına geri dönmekti ama bu biyolojik bir dönüş değildi (öyle olabilirdi ama olmamıştı ) ve kız gerçekte 67 yaşında olup kemikleri çok zayıfladığı için süt içiyordu. Odada ki herkes şaşkına dönmüştü ve kız bana bir tokat atıp 65 yaşındayım dedi. Savaş hazırlıkları yapmamız gerekiyordu herkes silah kuşanmaya başladı ama gözümle gördüğüm her şey 27 boyutlu uzaylılar ile savaşmaya uygun olmadıklarına dair resmen bağırıyordu (özellikle bunların kozmik güçleri olanı vede yanlarında başka insansı kozmik bir varlığın olduğunuda hesaba katarsak durum umutsuzdu). Bende dün bahsettiğim saati çıkardım ve çıkardığım an bana bu saatin özelliklerini açıklamam için yoğun bir talep geldi. Saat üzerinde ki sonsuza yakın sayıda sembollere rastgele kombinasyonlar ile rastgele bir evren ve zamandan bir eşya canlı hatta bir yer bile ortaya çıkabilir dedim. Tabii bu saati sonsuz ihtimal boncuklarına karşı bir güç olarak gördüler ama alakası bile yoktu. 

İlk denememde kılıç kısmı boğa gibi boynuzu ve fil gibi dişi olan aynı zamanda kırbaç gibide kullanabilen bir zürafa kılıç geldi


İkinci denememde içinde hayalet karıncalar ile dolu olan bir gezegenin bulunduğu ve bu gezegeninde bir kurabiye kavanozunun içinde bulanan bir cep evrende bulunduğu bir kurabiye kavanozu geldi


Üçüncü denemde 5 ışık yılı mesafeye 3 kişiyi aynı anda 5 kez ışınlayabileceğim bir kod geldi. Dünyanın ne kadar uzakta olduğunu sorunca 234 bin ışık yılı cevabını aldım.


Hala uzaylıların neden insanlardan nefret ettiğini bilmiyordum ve bunu sordum bana bu uzaylıların eski evrimlerinde dünyaya geldiklerini ve insanlar tarafından yemek olarak yenildiklerini söylediler ve bir kaç fotoğraf gösterdiler. Çekirgeler bu evrende uzaylıymış ve Çinliler sağolsun kıtlık zamanında hiç misafir perver olmamışlardır.


Savaştan önce belirtmem gereken bir şey ise kıyafetlerimin önceden çok yırtıldığı bu yüzden dolaba doğru bir sembol çizip artık her kıyafetin hem insan erkeklere uygun hemde güçlerimi kullanabilecek şekilde çıkmasını sağlıyorum. Yinede genel olarak aynı kıyafetleri yıllarca giyiyorum çünkü rastgele kıyafet içinden giyilebilir bir şeyler bulmak epeyce zor. (Gözlüklerimide aynı şekilde 560 deneme sonrasında buldum). Aynı zamanda çantam yanımdaydı bu yüzden her yerde gezinebilen ayakkabıları ve sporda da giyindiğim fazlasıyla geniş pantolonu giydim.


Savaş başladı ve ben 2 kozmik varlığı 5 ışık yılı uzaklığa ışınladım. Etrafımız dikdörtgen şeklinde bir sürü kara delik ile kaplıydı ayakkabılar sağolsun yere sağlam basabiliyordum. Kılıç ile etrafımda bir kaç tur döndüm ve kılıcın yeterince hız kazandığına ikna olunca onlara doğru fırlattım. Kılıç onlara değmeden bir karadeliğe girdi. Sonrasında kurabiye kavonozunu çıkartıp onları korkutmayı planlıyordum ki kozmik bir ışın ile kavanoz kırıldı ve karıncalar rastgele karadeliklere sürüklendi giderken sadece beni kurtarın diyebildim. Bu karıncalar bilinçsizdi ve bana saati veren adamın dediğine göre emirlerimi yerine getirmeleri gerekiyordu yinede gitmişlerdi ve 2 tane kozmik varlık ile başbaşaydım. Birazcık yumruk ve birazcıkta kendime vurmamı sağladıktan sonra benim öldürülmeye değer olmadığımı söylediler. Tam gideceklerken kara deliklerin içinden kozmik çekirgelere binen benim kılıcımın kozmik versiyonunun bir sürüsüne sahip çin orduları geldi ve gerçekten tarif etmek istemeyeceğim uzunlukta detaylarla dolu izlemesi bir süreden sonra keyifsiz bir savaş ile çinliler kazandı.

Karadelikler ile bir zaman kırılması yaşanmış ve hayalet karıncaları yiyen çekirgeler kozmik varlıklara dönüşmüş ve kanatlarından pirinç yağmuru yağdırabilir hale gelmişti. Hayalet karıncalar yense bile hayalet olduklarından dolayı yeniden doğabiliyorlardı (bambaşka türden reenkarnasyon olan bir evrende hayalet olmuşlardı). Doğal olarak Çinliler ile çekirgeler arasında dostluk oluşmuş ve garip bir şekilde benim kılıcım hayatta kalmak için hayalet karınca yiyince yan etki olarak klonlanmış ve karıncaların yönlendirmesi ile bu tür bir savaş gerçekleşmişti. Boncukları bana teslim eden Çinliler bir anlaşma ile boncukları her gerçeklikte kullanılabilir hale getireceklerdi. Anlaşma şuydu: Boncuklar sadece 3 defa bir şeyleri bilinçli olarak gerçekleştirmek için kullanılacak sonrasında rastgele hareket edeceklerdi ve çinliler kurabiye kavanozu içinde ki evrende ki gezegende yaşayacak vede kurabiye kavanozu benim evimde kalacaktı. Gezegene geri döndüğümde hiç devrimci gibi görünmeyen devrimciler o kadar kötü şekillerde ölmüşlerdi ki içlerinde en iyi ölen kendini iskelet haline getirip intihar eden gençliğinde çok güzel olan yaşlı teyzeydi. Uzaylılar 2 kozmik varlığı yenip döndüğümü görünce bana asıl mevzuyu anlattılar aslında sonsuz ihtimal boncuklarını insanlar yapmıştı ama onlar tam bu boncukları kullanabilecek şekilde evrimleşmişti. Yinede insanlığın doğasında her şey olabilme kapasitesi olduğundan boncukları hep onlar buluyordu (bence yapan insan atalarımız sadece bizim bulabileceğimiz şekilde tasarlanmıştı ama uzaylılar felsefe yapmak istiyorsa bırakın yapsınlar ). Boncukları ilk olarak üniversiteden beri olan göğüs ağırımın geçmesi için kullandım. İkinci olarak o güzel kızın gücünün biyolojik olarak etki etmesi için kullandım. Sonrasında bütün bunların yaşanmaması sonsuz barışı ve huzuru sağladım (çinliler boncukları bir bileklik yapıp verdiler ekstra 3 boncuk elime tutuşturdular bu boncukların yok olduğu gören uzaylılar epey şaşırdılar ). Son yaptığım şeyden sonra garip bir şekilde kendimi dün otobüsle gelirken buldum ve bugün ise üniversiteye gitmeme kararı verip tüm gün evde yattım ve blogu yazdım.




Yorumlar

Popüler Yayınlar