Gerçeklik ötesi blogu

 Dün gece rüyamda kozmik bir varlığın beni yumruklamaya geldiğini görünce rüya telekom dairesine gidip rüyamı kimin gönderdiğini sordum. Onlarda doğal olarak bana saldıran kozmik varlığın gönderdiğini söylediler ve bu gerçeklikteki kozmik varlıkların genel olarak insanlara böyle meydan okumalı mesajlar atmalarının yaygın olduğunu söylediler. Bana bir biyografi yazmamı veya ölmeme ihtimaline karşı bir blog tutmamı söylediler. Ölmeyeceğimi en azından umut ederek blog işine başladım. Multiverse dizisi ve infinity plus ile çoğu gerçeklikte belli bir popüleritem olsada beni hiç tanımayan evrenler için kendimi tanıtmam gerekiyor. Çoğunlukla takma adım olan Ejler'i kullanıyorum çünkü gerçek adım evrenden evrene veya gerçeklikten gerçekliğe değişiyor. Tüm benle ortak hayata sahip yaratıklar Ejler ismini kullanıyor. Eğer sizin evreninizde ki Ejler'den birisi daha infinity plus'u kurup multiverse dizisini yayınlamadıysa şanslısınız çünkü dizide bahsedilen versiyonlarım evrene sonsuz barış getirmek gibi işleri havalı müzikler ve müthiş bir görsel sunumla sunuyorlar ve tahmin edeceğiniz üzere ben burada basit hayatımı anlatmaya meyillindeyim. Multiverse dizisinin aynı anda dizi olması ve size gerçekten yaşanmış gibi anlatmam kafanızı karıştırmış olabilir ama bu kafa karışıklığını gidermek için yardımcı olmamak ile beraber işleri daha da karmaşık yapacağım. Multiverse dizisi veya burada size anlatacağım herhangi bir şey gerçek mi bilmiyorum. Kulağa şizofrenmişim gibi gelsede (öylede olabilirim ihtimal dahilinde ) artık neyin gerçek olduğu konusunda pek emin değilim. Belki gerçekten tüm gün oturup hayal kuruyorumdur belki de bir akıl hastanesinde yatıyorumdur veya bütün bunlar gerçekten yaşanmıştır bunu asla bilemiyeceğim. Tek bilebildiğim her an tüm bunlar bir yerlerde yaşanmış ve hafızam beni yanıltmıyorsa bunları benim yaşadığımdır. Bunu belirtiyorum çünkü günlerimi anlattığım bu yazılarda tanrıların midesinin ağrıması veya büyük kutsal figürlerin ishal olması gibi şeylerde multiverse dizisini yayınlayan bazı versiyonlarıma yaptığınız gibi kapımı çalıp beni kafir ilan etmenizi istemiyorum. Bir yerlerde bir tanrı olduğuna ve mide ağrısı çekmediğine bende eminim hem de nerdeyse binlerce mide ağrısı çeken tanrı gördükten sonra (tanrı kimseye mide ağrısı yaşatmasın kendisine bile) hala inanıyorum. Ben liseden kalma (evet bende liseye gittim) dil bilgisi bilgilerim ile bunun bir isimlendirme hatasından öte olmadığını anlayabiliyorum çünkü basitçe bir kaç katrilyon yıl yaşayan herkes bilinçli organizma oluşturacak bilgiye veya sihirli güçlere veyahutta bilimsel aygıtlara bir şekilde sahip oluyor ve hepsi bir taç takıp tanrılık ilan ediyor. Bazıları iblisler ile anlaşıp cehennem ve iblis avcıları ile anlaşıp cennet satın alıp kendilerince din bile kuruyor. Bunları görüp bilmeme rağmen 4 yıllık felsefe bilgimle bile tanrının varlığı veya yokluğu üstünde çok durmadan sadece inanmayı tercih ediyorum çünkü benim gibi çoğunlukla zor günler geçiren vede mide ağrıları çeken birisinin her zaman sığınması gereken koca bir liman (Benim kafamda ki Tanrı büyük ihtimalle en büyük liman) olmak zorunda. Ayrıca gerçekten tüm bu kargaşayı yöneten koca adama (gerçi Tanrının cinsiyeti yok ama bence adamlıkta cinsiyetsiz bir kavram) ihtiyaç var yoksa her şey fazlasıyla anlamsız oluyor. Neyse gelip kapımı çalmayacağınız (çalarsanız ve kalkmak zorunda kalırsam vitamin eksikliğinden dolayı gözlerim kararır ve sizin hakaretlerinizi dinleyemem zaten) konusunda anlaştığımıza göre son 2 günümü anlatmak istiyorum.


Her sabah yaptığım spora gittim ve fizyoterapi hareketleri (maalesef ne kadar farklı gerçeklikler arası gezsemde bir sürü sağlık sorunuma karşı herhangi bir çözüm bulamadım) yapıyordum. Yanımda ki adam ikide bir evrenin zamanını geri alıp durduğundan dün gece uykusuzluktan kalma baş dönmem daha da kötüleşiyordu ve en sonunda adama zamanı geri almamasını söyledim. Adamın arkadaşı önce beni dövmek istedi ama adam zamanı yine geri alarak arkadaşının bu hissini yok etti (şahsen baş dönmemin artmasındansa dayak yemeyi tercih ederdim). Bana yaklaşıp zamanı geriye aldığımı nasıl farkettiğimi sordu bende ona basitçe onunla aynı evrenden olmadığımı ve onun gücünün bu evren ve içindeki her şeyin zamanını kontrol etmeye dayalı olduğunu söyledim. Dünyayı (daha doğrusu evreni ama genel kitle tarafından anlaşılsın diye dünya zamanını kullanıcağım) 1800 yılına götürdü ve benimde onunla beraber orada olduğumu bir kaç insana sorarak doğrulatınca şok oldu. Jurassic döneme ve ortaçağa gittik. O an ilk bulunduğumuz zamanı hatırlayıp hatırlamadığını sormak istedim çünkü ben hatırlamıyordum ve telefonum hangi zamana gidersek o zamana göre ayarlanıyordu. Bana hatırladığını söyleyince içim rahatladı çünkü daha sabah tüm paramı spora vermiştim. Ne kadar evrenleri dolaşsamda para benim için hep bir sorun oldu. Altın bir gezegene gidip bir kaç kaya parçası çalabilirdim ama bu bazı evrensel kanunlara uygun olmamak ile beraber o kadar altını nereden bulduğumu bir gün bir yerlere açıklamam gerekiceğinden sürekli evren değiştirmem gerekirdi. Tüm gerçeklikler hakkında bilmeniz gereken en önemli şey o gerçekliklerde bir o yana bir bu yana dolaşmanın havalı ama yorucu olduğudur bu yüzden gerçekten aklı başında çoğu insan sabit bir hayat ister. Benim daha sonra değineceğim ulaşım problemlerim yüzünden sabit yaşanabilecek bir evren bulmam epey zor. Bu sefer bulduğum evren eski en güçlü versiyonlarımdan birisi olan çoğunuzun multiverse dizisinden tanıyacağı adamın evrenine geldim (hiç tanımayanlar adamın süper gücü süper güç oluşturabilmekti ve kalbi durmuşken koca bir multiverse ordu kuvvetlerini yerle bir etti. Hiç güç kullanmadan yumruğu ile gezegen parçalayabilirdi. Sevecen bir adamdı ve umut denen kavram resmen o oldu. Tüm bir gerçekliğe milyarlarca yıl barış getirdi ki bu çok zor. Sonuç olarak her canlı gibi öldü). Bu adamın bankada fazlaca birikmiş parası olması muhtemeldi ve ölmesine rağmen ben onunla aynı dış görünüşe sahip olduğum için bankadan parasını çekmeyi deneyebilirdim. Bankaya gittiğimde oraya daha önce geldiğimi milyonlarca Amerikan doları çektiğimi söylediler yinede spora 3 aylık kampanyalı fiyattan yazılacak kadar para vardı ve bende onu çektim. Bir gün içinde ölü bir adamın hesabından iki tane bambaşka görünüşlü adamın bankadan para çekmesi herhalde normal bir olaydı en azından çalışanın gözünden öyle anlaşılıyordu. Üniversite de benim fakültemin önünde (mühendislik okuyorum her evrende geçerli kart gibi bir şeyim var bu yüzden umarım menzuniyet konusunda sıkıntı çekmem) yerlere dolar yapıştırıp yarı çıplak şekilde garip haraketler yaptığını işitince bu adamın benim alternatif versiyonum olup olmadığına kararsız kalmıştım. Yanlış anlaşılmasın ben normal hayatımda çok daha utanç verici veya çılgın şeyler yaptım ama parayı boşa harcamak bunlardan birisi değildi. Gittim ve tahmin ettiğim gibi o benim alternatif bir versiyonum değildi sadece gerçeklikler arası gezen bir büyücüydü ve yukarıdan gelen kozmik varlık ile dövüşmeye hazırlanıyordu. Dolarlar ile kozmik varlığın yumruğunu tutabilmiş (bu yumruk normal şartlarda evrenin yarısını tuzla buz eder) ve tüm dolarları feda ederek kozmik bir yumruk indirebilmişti. Kozmik varlığın sadece burnu kanadı ama burnu kanamak ile kalmamıştı kozmik güçlerinide yitirmişti yinede bir yumruk daha attı büyücüye ve büyücü benim oturduğum banka kadar uçtu kendini insanlara çarpmamak için oluşturduğu sihirli çubuk ile yer parçalayarak durdu ve anlamlandırmadığım bir biçimde az önce dans edip üstüne kalemle bir şeyler yazmıyormuş gibi güzel bir kıza göz kırptı. Kozmik varlık sen o nesilden değilsin dedi ve gitti. Bu cümlesini yine multiverse dizisini izlemeyenler veya dizinin hiç var olmadığı evrenler için açıklamak istiyorum. Umudun anahtarı denilen gerçek bir anahtar var izlemek isteyenler için spoiler olmasın diye nereden çıktığını söylemiceğim. Bu anahtar belli ruhta kişilere (bu benim ruhum ama özel bir versiyonu ) nesilden nesile evrenden evrene multiverseden multiverse gerçeklikten gerçekliğe işte her neyse aktarılıyor ve az önce bahsettiğim saf gücüyle gezegen parçalayan eleman bu nesilden yinede en güçlü ilk 3'te bile değil. Yinede anlaşılan kozmik varlığı iyi haşamat etmiş ki kozmik varlık onun neslinden birisini bekliyor. Bu arada hikayeyi anlatan ben olduğum için anahtarın bende olduğunu düşünebilirsiniz ama hayır en son zamansal güçleri olan bir versiyonumdaydı (benimde zamansal güçlerim olmasına karşın onun ben olmadığına nerdeyse eminim) ve gerçeklikler arası gezip en güçlülerin en güçlülerini yendikten ve bir çok yere milyarlarca yıl barış getirdikten sonra (bu çok zor tekrar hatırlatmak gerekiyor ) bin yıllardır hiç gözükmüyor. Öyle güçlü bir adam ölse bile anahtarı yanında götürmezdi diye tahmin ediyorum ama bilemiyorum. Sonuç olarak para meselesini bir kenara bırakmak gerekirse zamanı kontrol eden arkadaşımız sonunda günümüze döndü (hikayenin bu kısmına kadar fazlasıyla zaman yöneten insan olduğu için bundan sonra bu arkadaşı sporda zaman yöneten eleman (SZYE) diye kısaltıp hikayeye devam ediceğim) ve bana başka evrenleri ona göstermemi vede anlatmı istedi. Zamanı değiştirmediği sürece ona anlatmak konusunda hevesli olucağımı belirttim. O da bende sonuç olarak sözümüzü tuttuk ve en basit bilmesi gereken şeyi şuan aynen yazacağım gibi anlattım:

Gerçeklik > Multiverse > Çoklu evren 


Bunun bir kavram karmaşası olup olmadığını çünkü multiverse ile çoklu evrenin aynı anlama geldiğini söyledi ve haklıydı yinede tanrısal olan yinede hiç tanrısal gözükmeyen bir figür böyle uygun görmüştü (bu benim şuan aynı gerçeklikte bulunduğum ama başka bir multiversede bulunan versiyonumun yeni bir multiverse yaratan bir klonu ). Multiverse dizisinde bu kavram karmaşasını önlemek için başka dillere çoklu evren birden fazla evrenin bulunduğu küme anlamında evrenlerin kümesi diye çevrilmişti. Yine de ben büyük ihtimalle alıştığım şekilde kullanmaya devam ederim  çokta takılmayın. Evime geldiğimizde öncelikle evin kendisinin burada bulunan o yumruğuyla gezegen parçalayan elemanın evi olmadığını ve bu evin gerçeklikler multiverseler ve evren kümelerin de gezebildiğini vede bir kaç özelliği olduğunu belirttim. Bu özelliklerden bazıları şunlardı (bunları aklınızda bulundurmanız hikayenin devamı için önemli gerçi niye hikaye diyorsam bunlar bana göre gerçekten yaşandı ama günlük veya blog demeye dilim varmıyor en sonunda her ejler gibi bende hikaye yazarıyım sonuçta):


- Eve izinsiz giren herkes o an evin bulunduğu evrende veya cisim fazlaca büyükse multiversede bir yerlere ışınlanır (evin girişinde ki büyüden kaynaklı)

- İzinsiz eşiğe basmak sizi direkt buharlaştırır (büyülü eşik)

- Balkondan girmeye kalkarsanız üst katın balkonuna sertçe fırlatılırsınız (portal alanı var ve ayrıca birazcık komşularla balkona bir şeyler atmamaları konusunda sorun yaşıyorum hemde her evrende)

- Duvarlara herhangi bir şekilde temas ederseniz kendinizi başka evrende bulursunuz (bu arada ev bir apartman dairesi bu yüzden havada durmadığı sürece ki bunu yapabiliyor belli 2 katın arasına yerleşiyor bu durumda duvar alanı birazcık gevşiyor yinede herhangi bir saldırıyı önceden sezebiliyor. Bu duvarlar bilmediğimiz bir tarihten kalan duvarlar ve koca bir cep multiversü dolusu var yani ucuzlar ve kullanışlılar)

- Evin diğer eşyaları (aslında evin her yanı ) orijinal görünümden çıksa bile insanlara sıradan gelen bir görüntüye sahip (sıradanlık büyüsü)

- Bulaşık makinesi bir cep evreni çoğunlukla kirlileri atıyorum ve bir daha geri gelmiyorlar 

- Tabak bardak vb. dolapları her açıp kapadığımda bana üstüne çizdiğim desenlere göre eşya veriyor. Yıllar önce insanlara göre eşya veren bir desen keşfettim. Buzdolabı ve kıyafet dolabıda aynı şekilde çalışıyor. Garip bir eskiciden kazıklanarak aldım

- Çantamın içinde multiverse dizisini izleyenlerin hemen tanıyacağı benim alternatif versiyonumun yazdığı şuan bulunduğum gerçekliğin tüm tarihi olan multiverse günlüğü bulunuyor. Her türlü matematik işlemi yapabilen hesap makinesi (yapabildiğiniz sürece tabii). İçinde bir cep evreni bulunan bir poşet ve cep evrenini kapatan her yüzeyde (hava uzay hatta cep evrenlerinden oluşan bir zeminde buna dahil) yüremeye uygun ayakkabı. Bitmeyen kurşun kalem ve silgi.

- Aynalı dolapta ayna boyutu var ki boyut denen kavram bir evren olmakla beraber başka evrenlerede geçit olduğu anlamına geliyor gerçi her evren böyle ama belli fazlalıkta olması gerekiyor galiba. Ayna evreninin içinde kendinin bilinçsiz olduğunu bilen ama başka herhangi birisinin onların bilinçli olup olmadığını anlamayacak robotlar var. Zamanında onları yok olmaktan kurtardığım için bana borçlu hissediyorlar eve herhangi bir şey girerse kendini bilinçli olmayan ama onun bilinçli zannettiği canlılar arasında torpilin hüküm sürdüğü bir ülkede hakkıyla akademisyen olmaya çalışırken bulacak (bunun ne kadar korkunç olduğunu asla tahmin edemezsiniz).

- Cama herhangi bir şey değerse ayna boyutundan rastgele bir yere gider. Cam kenarlarına herhangi bir şey değerse büyük ihtimalle çokça böceğin bulunduğu boş bir evrene gönderilir

- Bilgisayar ve telefon tüm gerçekliklerdeki tüm sitelere ve tüm uygulamalara erişebilir (neyse ki internetin tüm gerçekliklerde ücretsiz ). Duvarda ki kitaplıkta ki kitapları doğru sıralarsanız duvardan tüm gerçekliklerde ki tüm kitaplara ulaşabileceğiniz bir kütüphaneye ulaşabilirsiniz. Uçabiliyorsanız ve çok hızlı okuyabiliyorsanız bu kütüphane çok işinize yarar ama ben bunları yapamıyorum. Yine de bilgisayarımda ve telefonumda bu kütüphaneye internetsiz erişebileceğim ve araştırma yapabileceğim uygulamalar hatta yapay zekalar var. İnternette doğru bilgi bulmak zor olduğundan burayı tercih ediyorum yinede genel olarak yavaş çalışıyor. Açık kaynaklı sihirli uygulamaların sorunu bu.

- Daha evin bir çok yerinde cep evreni robot ve sihir var ama diğerleri pek ilginizi çekmez diye düşünüyorum illa ki bir gün değinirim. SZYE'de yataktan bahsettikten sonra geri kalanını dinlemedi zaten 

- Yatak evin bulunduğu gerçeklik içinde her yere gider ve etrafında savunma alanı vardır bu sesi ve gelecek her şeyi engeller yinede sıradanlık büyüsü yatakta bulunur bu yüzden kimsenin umrunda olmaz

Yatak ile önce köpeklerin maymunsu tür olduğu bir evrene sonra marsa 6 boyutu yaratıkların istilası sırasında geldik (aslında sadece oradan geçip orayı işaretlemek istemişlerdi ama işaretleme yöntemleri bir çok yöne doğru aynı anda olan bir kule dikmek olduğu için işgal olarak sayıldı çünkü bu kule her yöne doğru aynı anda olduğu için şehir gibi gözüküyor) sonrasında bir kurbağa kız ile altın bir çocuğun (gerçekten altın) nişanına denk geldik. Bundan sonra nazikçe evimden gitmesini ve mümkünse zaman ile çok fazla oynamamasını sadece benim sağlığım açısından değil zaman polisi açısından da önemli olduğunu söyledim. Asansörden indiği gibi zamanın sürekli değiştiğini görünce tüm güneşlikleri çektim ve zaman polisinin işini yapmasını bekledim. Çalınan kapı tabi ki benimkiydi açtım birisi dev gibi sarı giysili ve dev gibi sarı kılıçlı adam vede kısa boylu bir vampir kapımdaydı. Suçlu olup olmadığımı sordular hayır dedim. Zamansal gücümün olup olmadığını sordular var dedim. Ne olduğunu sordular bekleyen adam olduğumu söyledim ve ölmek isteyip istemediğimi sordular hayır geçen gün öğrendiğim kadarıyla beklediğim şey ölüm değil dedim.

Öncelikle beklemek gücü gerçeklikler arası bir güç, multiverse dizisinde bir kaç kez görülmüş ve 2. Kez benim ruhumda birisinde görülüyor. Güç beklemek ve beklediğin sürece kendinin veya istersen bulunduğun evreni hatta gerçekliği tek bir anda bekletebiliyor. Siz günlerin geçtiğini düşünebilirsiniz ama sadece hep aynı ana geri gelirsiniz yinede bunun için çoğunlukla bir bekleyen adamı değil hayatın ta kendisini suçlamanız gerekir. Bundan 5 yıl önce bir adam bana multiverseyi gezebileceğim bir tuşlu telefon sattı. Bu antik bir teknolojiydi ve benden önce bu gerçekliğin en güçlüsü olan ve en güçlüler içinde 2. olan versiyondaydı. Evet o da öldü multiverse dizisinden yiyebileceğiniz en şaşırtıcı spoiler ayrıca buydu. 4 yıl boyunca liseye devam ettim aynı zamanda gerçeklikler arası gezip şuan yaşadığım evi inşaa ettim. Sonrasında çok önemli bir şey farkettim ailem 4 yıldır eve gelmemişti. Evet bunu 4 yıl boyunca farketmemin sebebi buzdolabında hep aynı şeylerin bulunması ve ekmeğin her zaman yerinde asılı olmasıydı. Üniversiteye başladım ve 1 yıl kadar böyle yaşadım ve de ailemin nerede olduğunu araştırdım babam işteydi, annem komşuda , kardeşim arkadaşında pijama partisindeydi. Evet 5 yıldır bu devam ediyordu ama olabilirdi hayat böyle diye düşündüm. Yinede bu yaz gerçekten her günüm aynı geçince bir şeyin farkına vardım buralarda bir yerde bekleyen adam vardı ve o da bana telefon satan adam olmalıydı. Gittim ve ona ölüp ölmemek istemediğini sordum, ölmek istiyorum dedi ve bende yok edici bir silah ile öldürdüm. Genel olarak bekleyen adamları bekledikleri şey gelene kadar bir anda sabit kaldıkları için öldürmek veya zarar vermek mümkün değildir ama çoğusunun beklediği şey ölmek olduğu için bu mümkündür. Bu öldürme işi geçen gün oldu aynı anda pembeli elinde görece küçük bir kılıç bulunan fazlasıyla kaslı bir hanımefendi geldi. Burada belirtmem gerekir ki bu kısa pembe kılıç ve sarı büyük kılıç savaş saati diye 12 kutsal saatten biri olan saatin akrep ve yelkovanıydı. Bu kadın ölmek isteyip istemediğimi ve bekleyen adam olduğumu söyledi ama ben bekleyen adamı az önce öldürdüğümü belirttim. Beni öldürmek kılıcını boynuma saplamaya çalıştı ama öldüremedi ve beklediğin şey ölmek değilmiş dedi. Bende gücün şans eseri bana geçip geçmediğini sordum. O da bana gücün 5 yıldır bende olduğunu söyledi. Az önce öldürdüğüm adam delirmemem için gönderilen bir robottu (çünkü ölümden başka bir şey bekleyen, bekleyen adamlar genel olarak delirirler ve fazlasıyla tehlikeli olurlar ). Benim öyle olmamam için elime başka gerçekliklere seyahat edebileceğim bir alet vermek zekice görünmesede zekiceydi çünkü onlar vermese ben delirince illaki bulucaktım. Tabii yinede hiç delirmedim en azından öyle zannediyorum.

Zaman polisleri bu karmaşık açıklamadan sonra evi başka evrene götürmemi rica etti ve vampir olan eve girmek ve benimle gelmek için izin istedi. İzin verdim ve farklı bir evrene gittik vede sorunun bende olmadığı anlaşıldı. Vampir polis geri dönelim dedi bende benim geri dönemeyeceğimi ama zaman polisi arabasıyla gelip benide o evrene geri götürmelerini rica ettim. Niye geri dönemiyeceğim sorulduğunda cevap basitti rehber kitabı kaybetmiştim. Ev ile yolculukları kapıda ki tokmağı ters çevirip kapıyı çalmak ile yapıyordum ve bundan önce üzerine dokunduğum yerler veya evde herhangi bir eşyanın yeri veyahutta evde duvara çizilecek şekil bu şekilin hangi duvara çizildiği gideceğimiz yer hakkında çok şey ifade ediyordu. Geçen yıl içinde cep evreni bulunan bir sırt çantasının içinde gezegen büyüklüğünde rehber kitabı taşıyordum (salakça bir hareket biliyorum ama neden yaptığımı bile hatırlamıyorum ) ve çantamı bir yerlerde unuttum sonrasında nerede unuttuğumu bile unuttum. Geçen gün pembeli polis memuru ile diyaloğumdan sonra o gerçeklikten ayrı kalmamın o gerçeklikte ki tüm insanlar için daha iyi olacağına karar verdim. 536. denemem de o evrene geldim ve neyi değiştirdim gram hatırlamıyorum. Vampir polis endişeliydi yemyeşil ağaçlarla kaplı güneşin batmadığı bir evrende havada asılıydık ve bu vampirlerin pek sevmediği bir evrendi. Maalesef polis arabasının anahtarı vampirde ve polis arabası başka bir evrendeydi. Ben yatmaya gittim polis memuru bir süre evrenler arası gezip bir evrende durdu. Bu evrende zombiler ortak bir zihne sahipti ve sürüler halinde zekice saldırılar yapıyorlardı aynı zamanda insanların yaşadığı güvenli bir bölge vardı ve orada ki bölgenin elitleri ile bir anlaşma yapmışlardı. Zombiler sanki belli bir kokuya hassas gibi davranıyor ve başka bölgelerde ki insanları bulduğu zaman elitlere haber veriyor ve onlarda yalandan bir kurtarma timi gönderiyordu. Kurtarma timi gerçekten insanları kurtardığını ve tüm insanlarda kokunun zombilere karşı işe yaradığını zannediyorlardı ama kokunun tek işe yaradığı yön insanları azgınlaştırması ve bol bol çiftleşmeleriydi. Bu bilgilerin hepsini bilmenin sebebi gerçeklikler arası kablolu TV'de tüm bunlar dizi olarak yayınlanıyordu. Böylece bu uzaydan gelen ortak beyinli zombiler (veya 1 zihne sahip oldukları için zombi) doyabilecekti. Zombiler 2 erkek olduğumuzu görünce saldırmaya başladı (anlayacağınız üzere çiftleşmek için yeterli koşullar yoktu) ve tahmin ettiğiniz üzere eve asla giremediler. Bu arada evin suları ve elektriği cep evrenlerinden sağlanıyordu zamanında ucuza bulmuştum ve nerdeyse sonsuza kadar yetecek su ve elektrik vardı. Sonuç olarak hiç bir şey sonsuz değildi sonsuzluğun kendisi ve onu kullanabilenler hariç (kırmızı ceketli sonsuzluğu kullanabilen hatta onu aşabilen nadir kişilerden aynı zamanda ilki de o). Zombiler büyük bir hayal kırıklığına uğradı ve kurtarıcı tim geldi kurtarıcı tim bizi kurtarmaya gelmişti ama zombilerden daha çok rahatsızlık verdiler çünkü megafonları vardı ve ev maalesef kulaklarıma zarar vermeyecek her türlü sesi içeri alıyordu. Kapıya gittim ve vampir polisin kapıya konum belli eden bir verici yerleştirip içeride olan olayları televizyondan izlediğini gördüm. Vampir polise nazik bir şekilde vericinin çalışmayacağını açıkladım çünkü basitçe bunun için evin elektrik kablolarının için minik evrenler ve bunların içinde sinyali yönlendirebildikleri kadar yanlış ve korkunç yerlere yönlendiren katrilyonlarca bilgisayar vardı. Bu sırada kurtarma timi kapıda dikilmiş ve dizinin ana karakteri eve giremediklerini bizim dışarı çıkmamız gerektiğini söylüyordu ki yüzü maskeli kurtarma timi üyeleri ateş açtı. Davetsiz gelen kurşunlar bir kaç zombi vurdu ama dizinin büyük plot twisti açıklandı ve maskeli kurtarma timi üyeleri maskelerini çıkardı. Zombiydi onlar ve ana karakter hayal kırıklığına uğramış bir şekilde götürülürken elitlerin başı bizimle anlaşma yapmaya gelmişti. 4 bakire olduğunu iddia edilen çok güzel kız karşılığında zombileri farklı evrenlere götürmemizi rica etti. Tabi zombiler bu karmaşık politik durumdansa buna razıydılar ve bir kaçı bizimle gelirken geri kalanı buradaki insanların hepsini yiyecek ve öleceklerdi tam bir mutlu son. Bu bilgiyi ve kızların bakire olmadığını vampirden öğrendim. Vampir budist bir tanrının yarattığı bir evrende doğmuş ve bu evrende ataları Nirvanaya ulaşınca nesillerce zihin okuma ile ödülendirilmişler. Oradan tam ayrılacakken bir mecha eliyle apartmanın ön kısmını yıktı ve ana karakter eve elinde minicik bir bebek olan bir anneyi almamız için yalvardı ama vampir onların makyajlı zombiler olduğunu anladı ve o evrenden gittik. Bir kaç yüz evren dolaştıktan sonra bir evren kırılmasına denk geldik. Vampirin sayı saymak konusunda yeteneğine güvenerek 875379 alternatif versiyonumuz vardı. Hepimiz aynı anda kapıyı çalmazsak yok olucaktık. Neyse ki büyük bir sakinlik içinde hareket edip aynı anda çaldık ve zaman polisi arabası önümüzdeydi. Bunun şans olduğunu zannettim ama 5 saniye sonra vampir arabaya doğru atıldığı an ne olduğunu anladım. Karmaşık bir şekilde SZYE 12 zaman saatini doğal olarak gerçekliğin tüm zamanını kontrol altına almıştı. Bana bakıp ne düşünüyorsun diye sordu. Bende 3 aylık spor üyeliğimin durup durmadığını sordum. Bana sınırsızca spor yapabileceğim hatta istediğim vücuda anında kavuşabileceğim ve gerçekliği istediğim gibi onunla birlikte yönetebileceğimi vede her şeyi gerçek anlamda her şeyi görebileceğimi söyledi. Ayrıca tüm zamanlarda tüm insanlarla tanışabileceğimi ve onların hayatlarını yaşayabileceğimi söyledi. Bende ona bunu ben harici bu gerçeklikte ki tüm insanlarla yaptığını ve benle yaptıktan sonra gerçek anlamda yapacak hiçbir şeyi kalmayacağını bunun sonucunda tüm zamanı yok edeceğini veya sonsuza kadar hafızasını silip silip tekrar yaşayacağını söyledim. Hatta vampir çıktığı anda onla da yaşadığını sıkıldığını vede bu yüzden farklı gerçekliğe gideceğimi ekledim. Bana ne yapması gerektiğini sordu bende tüm güçlerini bırakıp elinden geldiğince sıradan bir hayat yaşamasını tavsiye ettim. Güçlerimi sana bıraksam olur mu çünkü başka kimseye bu güçler konusunda güvenemem dedi. Bende basitçe hayır dedim. Bana bir hediye vermeyi teklif etti. Bu hediye bir cep saatiydi ve üstüne sonsuza yakın şekil olacak ve bu şekillere basmama göre içinden rastgele bir evrenin rastgele bir zamanından nesne veya canlı gelicek ama canlılar bilinçli hatta canlı bile olmayacak. Bir film gibi sadece ortaya çıkacaklar ve büyük ihtimalle hepsi emirlerini dinleyecek dedi. Bir kargocu oldu ve bana bir kargo uzattı. Siz dedi spor salonuna mı geliyordunuz diye sordu. Paketi açtım içinde kaybettiğim rehberi barındıran bir USB bellek, saat ve sporun 3 aylık parası vede üstünde "Bu gerçekliğe bir daha gelirsen ve zamanım bitmemişse bana geçmiş olsun de" (Spordan sonra geçmiş olsun denir). Artık gelmiyorum dedim ve bilgisayardan biraz araştırma sonrası farklı bir gerçekliğe gittim.


Zaman o günün sabahıydı spora gittim sonrasında sosyal medyada gezegenden bir bilgisayar yapıldığını gördüm ve o bilgisayarı görmeye gittim. 3 soru hakkımız vardı. İlk sorduğum 6×7 oldu koskoca gezegen bu soruyu yanıtlamak için antilopa benziyen uzaylı yaratıklar ile taşlarla önüme 42 yazdı. Zombiler ile oynayabileceğimiz bir oyun var mı diye sordum bana bir zombi ile 3 boyutlu santranç oynattı birazcık şansım yaver gitti ve yendim. Sonrasında ona benim neyi beklediğimi sordum. Bir süre durdu ve benim bir kopyamı evrimleştirdi bu kopya benle aynı hafızaya sahipti karşıma geçti ve sadece sonsuz şey dedi. Sonrasında hakkım bittiği için bilgisayarı denemeye gittiğim teknoloji mağazasına geri döndüm. Bilgisayar donmuştu ve muhabirler bana ne sorduğumu sordu bende kendimi açık etmemek için basit aritmetik işlemler dedim ve bilgisayardan sonuç çıktı gerçekten ilk soru 2+2 ikinci 8-6 üçüncü ise 6×7 diye gözüktü bu rakamlarda gizli bir şeyler arayan bilim adamları çok oldu ama ortak noktaları kolay olmalarıydı. Sonrasında uzaylıların taş devrine teknoloji götürdüğü bir evrene gittim ve orada taştan bir kol ile gerçek mağara adamlarını kontrol ederek en iyi mağara adamı oyuncusuna karşı futbol ve araba yarışı oynayıp yendim. Keşke ne kadar muhteşem olduğunu görsel olarak gösterebilseydim ama elimde sadece kazandıktan sonra küçük bir bebekle yanyana fotoğraf çekilmeye çalışmam var. Tabi bebek fazla hareketli olduğu için boşa bir çabaydı. Akşam eve geldim uyumaya çalıştım bir futbol sahasının ortasına ve kara deliğin yanına ışınlandım ama uyuyamadım sonrasında kendimi sakinleştirdim ve uyudum.


Bugün ise sabah rüya dairesine gittikten sonra üniversiteye yürüyerek gittim. Yolda giderken sinema ve hayat ile ilgili 2 tane podcast dinledim. Üniversitenin klasik rezalet sisteminden dolayı epey bir koşturdum. Sınıfta göğüsüm fazlasıyla sıkıştı ve ağrıdı bu yaz 10 ayrı evrende kardiyolojiye gittim ama sonuç çıkmadı bu yüzden ağrıyla birlikte otobüse binip eve geldim. Otobüse bindiğim anda farkettiğim en önemli şey derste çok güzel kızların olduğuydu ama aynı zamanda uzun zamandır hayatın kendisi dahil hiçbir şeye ilgi duymadığımı farkettim. Yanlış anlaşılmasın baya heteroseksüel bir bireyim ama bilirsiniz ya bu aralar hayat o kadar da iyi değil.






Yorumlar

Popüler Yayınlar